BUNLARIN FARKINDA MIYIZ?

Bismillahirrahmanirrahim

İstihbarat; bilgi toplamak, bilgi düzenlemek, kişi veya konu hakkında özel araştırma yapmaktır.

İstihbaratçı; istihbarat işini yapan kişi anlamına gelir. Kişi, grup ya da devletlerin güç ve egemenlik mücadelesinde istihbarat çok önemli yer tutar.

Olayları daha olmadan önce kestirebilmek, gelecek tehlikeleri önceden görebilmek, istihbaratın olmazsa olmazlarındandır. Siyasal, uluslararası ilişkiler, ekonomi, savaş, enerji gibi hemen hemen tüm alanlar istihbaratın konusu içine girer.  İstihbarat sistemlerinin kim ya da kimler tarafından, kime karşı ne amaçla kullanıldığı gayet gizli ve karışıktır.

Dünyanın önde gelen devletleri, o devletin etkinliğine odaklanmış istihbarat kuruluşlarıyla varlıklarını devam ettirirler. ABD’nin CIA’sının, İsrail’in Mossad’ının, İngilizlerin MI 6 ‘sının, Türkiye’deki ilişkiler ağını, NATO ve Gladio yapılanmasını bilmeden, Türkiye ve etrafındaki coğrafyalarda olanları anlamak mümkün değildir. CFR, Bilderberg, Trilateral gizli küresel yapılardır ve tüm istihbarat ağlarının da şekillendiricisidir.

Egemen güçlerin başta Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya bölgesi olmak üzere dünya coğrafyasına hakim olma mücadelesinde vesayet altına alınmak istenen ülkelerde öncelikli olarak gizli (istihbarat) servisleri yerleştirilir. Bu istihbarat servisleri [...]

  • Permalink Gallery

    ALLAH YOLUNDA BİR KURBAN: ABDULLAH BİN ZÜBEYR (radıyallahu anh)

ALLAH YOLUNDA BİR KURBAN: ABDULLAH BİN ZÜBEYR (radıyallahu anh)

“Oğlum, ben senin ya zafere kavuşup Müslümanları kurtardığını, yahut da inandığın dâvâda şehid olduğunu işitmek istiyorum!”  (Annesi)

Tarihte kimi insanlar vardır ki; “yaşatmak için yaşamak” uğruna kendilerini Allah yolunda “kurban” ederler. Onlar aslında tüm insanlığın huzur ve mutluluğu için zalimin karşısına çıkar ve yaptıkları zulümlere dur demek ve durdurmak için kendi canlarını “kurban” ederler.

Bu insan ve insanların yanında bazen az bazen çok kişi kümelenir ancak maalesef zorluk karşısında adeta onu yanlızlığa mahkum ederler. Onların davalarına inancı tam olduğundan davalarından bir an olsun geri durmazlar.

Kendi canlarını davaları uğruna “kurban” vermeyi göze almış bu yiğit insanlar, tarihe adlarını altın harflerle yazıp unutulmayanlar arasında yerlerini aldılar.

Aslında İslam’ın ilk dönemlerinden günümüze baktığımızda İslam davasında şöyle bir gerçeğe şahit oluruz: “İSLAM; KURBAN OLMAK VE KURBAN VERMEK “ demektir.
Ne mutlu “kurban” olanlara.

İşte Abdullah b. Zübeyir (radıallahuanh) de İslam’a kurban olanlardan sadece biri…

Hayatı (622 – 692)

Medine’ye hicretten 20 ay veya birinci senede muhacirlerden “İlk önce dünyaya gelen [...]

YÜZE YANSIYAN YÜREKLER

Ayakkabılarımın bağcığını bağlamak için yere eğildiğimde, dizlerim kalp atışımın etkisinden titriyordu. Hayatımın bir ilkini gerçekleştirmek üzere hızlı hareketlerle merdivenleri inerken bu işte bana eşlik edecek arkadaşım aradı. Buluşacağımız yeri ve işimizin mekânını ayarladıktan sonra telefonu kapattığımızda biraz olsun heyecanım gitmişti. Otobüs durağında beklerken insanları inceledim. Sanki aynı fabrikadan aynı iş için çıkarılmış gibi hepsinin yüzünde aynı duygu hâkimdi. Bu duygunun açılımını bulmak için bütün ruh hallerimi dolandım.

Ancak bir türlü isim koyamamıştım. Belki henüz yaşamadığım bir duygudur diyerek radarları kapattım ve gelen otobüse tebessüm ederek bindim.

İlknur, her zamanki gibi içten ve samimi sarılmıştı. Bu enerjiyi nasıl koruyabildiğini anlamak mümkün değil. Bir gün öncesinde de görüşmüş olsak aynı hasretle kucaklıyordu. Bazen düşünüyorum da acaba bazı insanlar kısa mesafeleri de uzaklık mı sayarlar?

“Nasıl başlıyoruz?”

“Rastgele bir dükkândan başlayalım.”

“Ben çok heyecanlıyım. Ya bizi kovarlarsa?”

“Ben de heyecanlıyım ama denediğimiz için pişman olmak, denememekten daha cazip değil mi?”

“Evet haklısın, hadi başlayalım.”

O gece bir [...]

HAC VE İSLAM BİRLİĞİ

Mü’minin hem malı hem bedeniyle gerçekleştirdiği bir ibadet olan hac, insanın bütün varlığını ilgilendirir ve bu haliyle külli bir teslimiyetin ifadesidir. Diğer yükümlülükler gibi hac da insan merkezli ve insanın ihtiyaç duyduğu hayırların tahakkukunu hedef alan bir ibadettir. Mümin, hac ibadetini yerine getirmekle rabbinin rızasını kazanır, rabbinin buyruğuna lebbeyk diyerek cevap verir. Fert olarak, kendisini hacca hazırlarken, menasikini ifa ederken ve ibadetini tamamladıktan sonra kendi kabiliyetine göre olumlu sonuçlar elde eder. Bunun yanında ümmeti oluşturan fertlerin bu ibadeti sadece Allah rızası için yerine getirmesi, kişisel faydaların dışında ümmet bilincini ayakta tutmayı da sağlar. Haccın önemi ve hikmeti, kul-rab arasındaki ilişkisi sonucu kulun kendi hayatında ve içinde bulunduğu ümmet üzerindeki etkisinde ortaya çıkar. (1)

Hac ibadetinin fert ve Müslüman toplum açısından sağladığı manevi kazançlar kişiden kişiye, toplumdan topluma ve devirden devire fark eder. Bundan dolayı hac müteşabih ayete benzetilmiştir. Lafızlardan anlaşılan farklılık gibi kişi de hacdan kendi nispetince manalar çıkarır. Muhtevası [...]

İSLAM’DA TİCARET AHLÂKI VE HELAL KAZANÇ ÖLÇÜLERİ

İkinci Esas: Ticarette Niyeti Tashih Etmek

Niyet amelden önce gelmektedir. Ticaret de dahil her türlü ameli meydana getiren, onu değerli veya değersiz kılan o ameli işlemeye sevkeden niyettir. Nitekim Hz. Ömer radıyallâhu anhu’nun rivayet ettiği hadis’i şerifte Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır: “Ameller ancak niyetlere göredir. Ve her bir kişi için ancak niyet ettiği şey vardır.

Dolayısıyla kimin hicreti Allah ve Rasûlü içinse, onun hicreti Allah’a ve Rasûlü’ne olmuş olur. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalık veya evleneceği bir kadın için olursa, onun da hicreti, kendisi için hicret etmiş olduğu şeye olur (onu elde eder ve onun için başka bir şey yoktur).” (1)

Bu hadisi şerheden İbni Receb el-Hanbelî şöyle demektedir: “Peygamber Efendimiz’in “Ameller ancak niyetlere göredir” sözünün anlamı şöyle de olabilir: Amellerin salih ve fâsid olması, makbul veya merdud olması, mükâfata mazhar olması ya da olmaması niyetlere bağlıdır. Dolayısıyla bu, şer’i bir hükmü bildirmektedir ki; o [...]

  • Permalink Gallery

    EYVAH İSLAMLA OLAN SON BAĞINI KOPARANLARA! (PEYGAMBERİNİN SON VASİYETİNİ BİLİYOR MUSUN?)

EYVAH İSLAMLA OLAN SON BAĞINI KOPARANLARA! (PEYGAMBERİNİN SON VASİYETİNİ BİLİYOR MUSUN?)

عَنْ أَبِي أُمَامَةَ الْبَاهِلِيِّ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ :
« لتُنْقَضَنَّ عُرَى الْإِسْلَامِ , عُرْوَةً عُرْوَةً , فَكُلَّمَا انْتَقَضَتْ عُرْوَةٌ , تَشَبَّثَ النَّاسُ بِالَّتِي تَلِيهَا , وَأَوَّلُهُنّ نَقْضًا الْحُكْمُ , وَآخِرُهُنَّ الصَّلَاةُ ».

Ebu Ümâme el-Bâhilî radıyallahu anhudan rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve selam şöyle buyurmuştur: “İslâm’ın halkaları teker teker çözülecek (Emirleri tek tek terkedilecek)tir. Her bir halka çözüldüğünde insanlar bir sonraki halkaya sarılacak/yapışacaklardır. İlk çözülecek olan halka hüküm/yönetim halkası, son halka ise namaz halkasıdır.” (1) 

Bütün eksiklik, noksanlık, kusur ve ayıplardan berî olan yegâne varlık, âlemlerin Rabbi olan Allah celle celâluhtur. Kemâl ve cemâl sıfatlarının en mükemmel şekilde maliki olan da yine O’dur. O, vahdaniyet sıfatına sahip el-Ehad, el-Vâhid olan Zat-ı Zü’l-Celâl’dir. O, birdir ve tektir, tek hak ilah O’dur. O’nun hakkında bundan başkasını düşünmek bir çeşit inanç kanseri ve cehennem gayyasına düçar eden bir tür azap bukağısıdır. Ulûhiyeti parçalamak, birçok ilaha [...]