27. SAYI (ŞUBAT 2015)

CİHAD’SIZ HAYAT YAŞANMAMIŞ DEMEKTİR!

Cihad lûgatta, düşmanla savaşmak, söz ve fiili olarak tüm güç ve kuvveti ortaya koymaktır. Allah yolunda cihad etti veya bir işte ictihad etti demek, amaca ulaşmak veya o çalışanların, hedeflerine varmak için tüm güç ve kuvvetini sarf etmesidir.

Cihad, güç ve kuvvetin tümünü harcamaktır. Allah’a davette muhatabın durumunun gerektirdiği sabır ve meşakkatlere tahammül etmektir. Malı harcamaktır. Yahut kılıç ve dille veya kendisiyle cihad edebilecek her şeyle, her zaman ve her yerde savaşmaktır. Tüm bunlar Kuran ve sünnette en güzel bir şekliyle açıklanmıştır:

“ Allah uğrunda, hakkını vererek cihad edin.“ ( Hac; 78 )

Dikkat edilirse Rabbimiz bu ayeti kerimede kendisiyle cihad edilecek şeyleri beyan etmeyerek müphem bırakmıştır ki tüm cihad merhalelerini kapsasın.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir hadislerinde şöyle buyurmuştur: “Mallarınızla, canlarınızla ve dillerinizle savaşınız. “ (Ebu Davud, Nesai)

Yukarıda izah edilmeye çalışılan ayet ve hadislerin ışığında Şer-i anlamıyla cihad, kimi ilim ehlinin anladığı “sadece savaş” anlamından çok daha genel ve kapsamlıdır. Öyle [...]

AİLE TUTUMLARI VE ÇOCUK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 1

İçinde yaşadığımız toplumda aile tipi, onların tutumu ve bu tutumların bir neticesi vardır. Ebeveynler olarak bu aile modellerini ve bu ailelerin tutumları sonucunda ortaya çıkan neticeleri iyi okumalı, kendimize anlatılanlardan dersler çıkarmalı, varsa güzelliklerimiz onları artırmalı varsa hatalarımız “zararın neresinden dönersek kârdır” düsturuyla düzeltmeliyiz. Zira kimi zaman çocuklarla ilgili yapılan hataların bedeli ağır olabilmekte ve telafisi mümkün olmamaktadır. Kimse mükemmel değildir. Hata yapmak ve unutmak biz insanlar içindir. Zaten “insan” kelimesi bile nisyan (unutkanlık)’dan türemişken kimse yüzde yüz hatasızdır denilemez. Önemli olan her konuda olduğu gibi çocuk eğitiminde de hata yapmamak değil varsa hata onda ısrarcı olmamak, düzeltmeye gayret etmektir. Aslında bakılırsa mükemmel olmaya çalışmakta bir hatadır. Çünkü mükemmel olan sadece Allah’tır. Bize düşen düştüğümüz yanlışlardan hemen Allah’ı hatırlamak ve o yanlışı kapatmak için bir iyilik yapmaktır. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem “Nerede olursan ol! Allah’tan kork. Her kötülüğün ardından bir iyilik yap ki onu silsin ve insanlara [...]

EFSANE KOMUTAN: HATTAB

Samir ibni Salih bin Abdullah (1970-2002)

Hattab, Arap Körfezi’nde varlıklı ve kültürlü bir ailenin çocuğu olarak 1970’te doğdu. Çok cesur, kuvvetli ve zeki bir genç olarak yetişen Hattab İngilizce eğitimi aldıktan sonra 1987 yılında bir Amerikan Lisesi’nde okuma hakkı kazandı. ABD’de eğitimine devam edeceği zaman geldiğinde Hattab birçok arkadaşının ve akrabalarının yaptığı gibi Afganistan’a kısa bir ziyarette bulunmaya karar verdi. 1987 de ailesi ile vedalaşıp evinden ayrılan Hattab o günden sonra bir daha evine, ailesinin yanına dönmedi.

Afganistan Dağlarında

1987 yılı, istilacı Rus ordusuna karşı Afganistan Cihadının en yoğun dönemlerindeydi. Dünya’nın Süper Güç olarak kabul ettiği Rusya’ya karşı yapılan mücadele ve gösterilen olağanüstü kahramanlıklar, Müslümanlar arasında yayılıyordu. Dünyanın dört bir tarafından Müslüman gençler, Rusya işgaline karşı cihad etmek için anne ve babalarıyla vedalaşarak Afganistan’a gidiyorlardı.

Bir mücahid, Hattab’ın Celalabad’taki eğitim kampına geldiğindeki ilk izlenimlerini şöyle anlatıyor: “Celalabad’taki eğitim kampı hemen her gün gelen ve gidenlerle dolup boşalıyordu. Ruslar’a karşı büyük bir operasyon hazırlığı [...]

RAKBU’Ş ŞÜHEDA (ŞEHİDLER KERVANI)

Ölüm çağrıcısının sesine itaatkâr olarak “lebbeyk” diyenlerin, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ‘in kutlu beyânını ufuktan ufuğa taşırken bir noktada birikip tükenenlerin, can fedâ edenlerin bindiği mübârek kâfile.

Hâbille başlayan ve günümüze kadar nicelerini içerisine katıp, bu diyârlardan alarak âhiret yurduna götüren nûrlu kâfile.

Epeyi bir zamandır şehîd ve şehâdet iklimimize az uğrar olmuştu. Soğuk bir kış günü derin düşünce ve tefekkûrün en ince odağından çıkıp gelmişti Şubat ayı. Hayâtımızın dantelasının düzgünce örülemediği, et ve kemikten sıyrılıp ulvî/yüce hasletlerin tadının duyulamadığı, mânânın maddede eritilemediği, duygu ve derin hislerden uzaklığın artık alışır hâle geldiği bir zamanda gelmişti

Şehâdet ayı…

Çılgınca akıp giden bir hayatın içinde zaman zaman hedefsizlik, gâyesizlik, bıkkınlık ve şevksizlikle karşılaştığımız bir uçurumun zirvesinde gelmişti Şehâdet ayı…
Bir rüzgâr gibi zülüflerimizi okşayıp ‘Ey Müslümân! Sen şehîd gibi yaşamazsan, şehîd olamazsın’ nidâsıyla, Âkif’imizin; ‘Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihâd’ serzenişi, biraz yüksek ses tonuyla, bir çığlık ile çıkıp geldi Şehâdet [...]

  • hakan-sarı-küçük
    Permalink Gallery

    BÜYÜK CİHAD’DAN KÜÇÜK CİHAD’A NE ZAMAN DÖNECEĞİZ?

BÜYÜK CİHAD’DAN KÜÇÜK CİHAD’A NE ZAMAN DÖNECEĞİZ?

Hamd, yeryüzünde azgınlaşan tağutlara, cihad ile hadlerini bildirmeyi emreden Allah’a,

Salât ve selâm ise, cihadı bizzat pratik yaşantısında tatbik ederek Allahu Teâlâ’nın arz’ında büyüklenen zalim, kâfir ve İslam düşmanı azgınların yaptıkları zulümleri engelleyen Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e,

Allah’ın rahmeti, ihsanı ve bağışlaması da “i’layı kelimetullah” bayrağını kıyamete kadar dalgalandırmayı kendisine vazife edinen muvahhid, mücahid ve dava erlerinin üzerine olsun.
İslam’ın izzeti ile izzetlenmekten aciz olan kişilerin çoğu zaman kendilerine bir mazeret olması için yaptıkları işlerden birisi de, İslami değerlerin içini boşaltıp, olduğundan farklı manalara hamletmek, kendi acziyetlerinin faturasını da İslam’a ve mensubu bulunan yiğit, fedakâr ve davası uğruna bedel ödemekten çekinmeyen ve Allah için canını ve malını esirgemeyen Allah erlerine kesmektir.

Maalesef bugün, Allah’ın dinini, dünyanın dört bir yanına ulaştırmak için hiçbir şeyden kaçınmayan kişilerin torunları ve nesilleri olan bizler, bırakın onların izinden yürümeyi ve onlar gibi olmayı, ne acıdır ki, atalarımızın Allah’ın dini için yaptıkları bu mücadelelerini bile [...]

MÜCAHİD’İN AHLAKI

Hamd gökleri ve yeri yoktan var eden her şeye kadir, aziz olan Allah’a aittir. Salat ve selam Peygamber Efendimize, ailesine, ashabına ve kıyamet gününe kadar kendisine tabii olanların üzerine olsun.

Her hususta ahlakın olması gerektiği gibi dinde önemli bir yeri olan cihadın da ahlakı olmalıdır. Bir Mücahid aşağıda özetle zikredeceğimiz özellikleri kendisinde bulunduran ahlaka sahip olmalıdır.

İHLAS

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: ‘’Ey iman edenler! Allah’a itaat edin ve sadıklarla beraber olun.’’(1)

Peygamber aleyhisselam şöyle buyuruyor: “İmam kalkandır. Onun arkasında savaşılır ve onunla korunulur. Eğer o takva ile emrederse ve kendisi adil olursa ona ecir vardır, bunun aksi ile emrederse ona vebal vardır.’’(2)

Yalanlar bir kişiyi alçaltır, adalet ise hava ve su gibi hayati önem taşımaktadır.

Bir Mücahid; Allah’a, insanlara ve kendisine karşı samimi olmalıdır.

Halife Ömer, zenginliklerin hazineye aktığını görünce, haykırdı: ‘’Müslümanlar dürüstlüklerini gösterdi.’’ Onun yanında oturan Ali bin Ebu Talib ise şöyle dedi: ‘’Sen kötü şeylerden kaçınıyorsun, bu sebeple senin emrin altındakiler de öyle. [...]