Bismillahirrahmanirrahim.
İslam topraklarına yönelik işgaller, Müslümanlar arasına ekilen fitne tohumları, katliamlar ve sürekli akan Müslüman kanı… Niçin bu zulümler, bu katliamlar, bu çaresizlik son bulmuyor?
Bugün İslam coğrafyasında yaşanan bu acziyet ve kargaşayı anlayabilmek için, dün’ü iyi bilmek gerekiyor. Şanı yüce Allah, 1435 yıl önce kaybolan tevhid inancını yeniden diriltmek ve insanlığa son bir uyarı olması için Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ile İslamiyeti gönderdi. İslam dini çok kısa bir zamanda güç bularak fetihler yoluyla yayıldı. O dönemin iki süper gücünden biri olan büyük Pers imparatorluğu mağlup edilerek İslam’ın tevhid sancağı oralarda dalgalandı. İslam; daha henüz bazı sahabeler hayatta iken İstanbul’un surlarına kadar dayanıp o günün süper gücü olan Bizans imparatorluğunu tehdit eder konuma geldi. İslam’ın bu hızlı yükselişi ortaçağ döneminde ki Hıristiyan devletler ve tabii ki onların üzerinde nüfuz/otorite sahibi olan papazların hâkimiyetine karşı büyük bir tehdit oluşturuyordu. Böyle giderse pek yakında kilise’nin dolayısıyla papazların dünya üzerindeki hâkimiyeti kalmayacak ve kâfir olarak gördükleri müslümanların! Hâkimiyetine mahkûm olacaklardı.
Bu yüzden öncelikle İslamiyet’in hızlı yükselişini durdurmak ve sonrasında bir daha ayağa kalkamayacak şekilde onları yok etmek gerekiyordu. Bu amaçlarını gerçekleştirebilmek için çeşitli gizli misyoner cemiyetleri kurdular. Bu çalışmalara 1500’ lü yıllarda yani bundan 515 sene evvel başladılar. Bu misyonerlik faaliyetlerinde en mahir olan ve İslamiyet’in yıkılması için en büyük gayreti ortaya koyan İngilizlerdi. O günkü adıyla büyük Britanya imparatorluğu…
Britanya İmparatorluğu’nun sömürge bakanlığına bağlı misyonerlik teşkilatının genel sekreteri misyonerler toplantısında şunları söylüyordu; “Asırlarca devam eden haçlı seferleri (yani İslamiyeti yok etmek için yapılan din savaşları) hiçbir sonuç vermemiştir. Keza Moğollar yani Cengiz Han’ın orduları İslam’ın kökünü kazımak adına bir şeyler yapmış fakat sonuçta başarılı olamamışlardır. Çünkü onların yaptığı iş ani ve plansız olarak sadece savaşıyor, yakıp yıkıyorlardı. Bu yüzden çabuk yoruldular ve sonra geldikleri yere çekilip gittiler. Fakat şimdi hükümetimizin değerli idarecileri İslam’ı çok ince bir plan ve uzun bir sabırla içten yıkmak için çalışıyorlar. (Bu konuşmalar 1700 yıllarda yapılıyor). Bu işleri yapmak için görevlendirildiğimiz 5000’den fazla adamımız var. Bakanlık bu sayıyı 100.000 adama çıkarmayı düşünüyor. Bu sayıya ulaştığımız zaman Müslümanların hepsine hâkim olacak ve bütün İslam memleketlerini ele geçireceğiz. Onların aralarında içkiyi, kumarı, fıskı ve fesadı yayacak, Müslüman gençleri dinleri hakkında şüpheye düşürecek, Müslüman çocuklar için okullar açacak, kiliseleri yaygınlaştırılacak, idarecilerin evlerine Hıristiyan kadınlar sokarak ahlaklarını bozacağız. Onların birlik ve beraberliğinin arasına fitneler koyacak sonra ani bir savaş başlatıp köklerini kazıyacağız.
Bir İslam mütefekkiri İngilizleri şöyle tarif ediyor; ”İslamın en büyük düşmanı İngilizlerdir. İslamiyeti bir ağaca benzetirsek, başka kâfirler şayet fırsat bulursa bu ağacı dibinden keserler. Müslümanlarda bunları düşman bilir ve savunmaya geçerler. Fakat bu ağaç bir gün filiz verebilir. Lakin İngilizler böyle değildir. Onlar bu ağaca hizmet eder, besler, ilgi alaka gösterir. Müslümanlarda onları sever. Fakat gece kimse anlamadan İslam ağacının köküne zehir sıkarlar. Ağaç öyle bir kurur ki bir daha filiz dahi veremez. Sonra ağacın karşısına geçip vah vah çok üzüldüm diyerek Müslümanları aldatırlar. İşte İngilizler budur…”
Değerli dostlarımıza şunu hatırlatmakta fayda var; Amerika Birleşik Devleti’nin kuruluşu da, katil İsrail terör devletinin kuruluşu da İngilizlerin plan, himaye ve desteği ile gerçekleşmiştir. Dolayısıyla bugün şer odakları görünürde Amerika ve İsrail gözükürken arkalarındaki itici güç İngiltere, masum gibi algılanmaktadır. Bu hususu dikkatten kaçırmayalım inşallah.
İslamiyeti ve tabiî ki Müslümanların kökünü kazımak için uğraşan İngilizler bu hedeflerine ulaşabilmek için üç başlık altında çok önemli bir çalışma yapmışlardır.

A. İSLAM DİNİ NELERİ EMREDER?
Şuan aşağıda zikredeceğimiz maddeler biz Müslümanların değil, bizzat İngiliz misyonerlerinin çalışmaları sonucunda kaleme aldıkları maddelerdir.
1. İslam; birlik ve beraberliği emredip tefrikayı (ayrılığı) yasaklar.
2. İslam; şuurlanmayı ve bilgi edinmeyi emreder.
3. İslam; kadın erkek her Müslümanın ilim öğrenmesini emreder.
4. İslam; hem dünya hem de ahiret için çalışmayı emreder.
5. İslam; istişareyi emreder.
6. İslam; Müslümanlara sağlıklarını korumalarını ve tedavi olmalarını emreder.
7. İslam; düzen ve disiplini emreder.
8. İslam; çok kuvvetli silahlarla donatılmış bir ordu kurmayı emreder.
9. İslam; kadınların haklarına riayet etmeyi ve onlara kıymet vermeyi emreder.
10. İslam; temizliği emreder.
11. İslam; ırk, dil, örf, adet ve milliyetçilik taassubunu ortadan kaldırmıştır.
12.İslam; faizi, karaborsayı, zinayı, içkiyi ve domuz etini yasaklar.

B. MÜSLÜMANLARIN KUVVETLİ OLDUĞU NOKTALAR
1. Müslümanlar âlimlerine sıkı bir şekilde bağlıdırlar.
2. Müslümanlar halifeyi peygamberin vekili olarak görürler. Allah’a ve peygamberine itaat ettikleri müddetçe onlara itaatin farz olduğuna inanırlar.
3. Müslümanlar mallarını, canlarını, ırzlarını, topraklarını korumak ve İslam dinini dünyaya yaymak için cihadın farz olduğuna inanırlar.
4. Bütün Müslümanlar İslam’ın tek hak din olduğuna inanırlar.
5. Müslümanların çoğu Yahudi ve Hıristiyanların Arap yarım adasından çıkarılmasının farz olduğuna inanırlar.
6. Müslümanlar çocuklarını öyle büyütüyorlar ki onların dedelerinin yolundan ayrılmaları mümkün değildir.
7. Müslüman kadınlar, o kadar güzel örtünüyorlar ki onlara fesadın bulaşması mümkün değildir.
8. Müslümanları her gün beş defa bir araya getiren cemaat namazları vardır.
9. Müslümanlar toplandıkları zaman vaizler onların imanlarını kuvvetlendirir ve ibadete teşvik ederler.
10. Müslümanlara göre iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak farzdır.
11. Müslümanların çoğalması için; evlenmek ve birden fazla kadınla nikâhlanmak sünnettir.
12. Müslümanlar için bir insanı İslam’a getirmek bütün dünyaya sahip olmaktan daha güzeldir.
13. Müslümanlar Kuran’a ve hadis’lere çok büyük hürmet ve önem gösterirler. Onlara tabi olmanın cennete girmenin şartı olduğuna inanırlar.

C. İSLAMİYETİ YOK ETMEK İÇİN YAPMAMIZ GEREKENLER
1. Cemaatlerin aralarına düşmanlık sokup, su’i zannı aşılayarak ihtilafı teşvik eden kitaplar neşretmek.
2. İslami okulların açılmasını, kitapların yayınlanmasını yasaklamak. Din adamları hakkında çeşitli iftiralar uydurarak Müslümanların çocuklarını dini okullara vermekten vazgeçirmek.
3. Onların yanında cenneti övüp dünya hayatını temin etmekle mükellef olmadıklarını söylemek. Tasavvuf halkalarını genişletmek. Zühd’ü tavsiye eden Gazali’nin, Mevlana’nın ve Muhyiddin-i Arabi’nin eserleri gibi kitapları okumaya teşvik etmek ve böylece şuursuz kalmalarını sağlamak.
4. Hükümdarları zulüm ve diktatörlük yapmaya teşvik etmeliyiz. Böylece halk ve devletin arasını açacak ve isyan hareketlerini rahatça destekleyebileceğiz.
5. Adam öldürenleri idam etme cezasını kanunlardan çıkarmamız gerekir. Yol kesici (gaspcı) ve hırsızları ağır cezalarla cezalandırmaktan hükümetleri alıkoymalıyız. Yol kesicileri silahlandırarak bu işi yapmalarını teşvik etmeli böylece yolların ve sokakların emniyetsizliğini devam ettirmeliyiz.
6. İslam’ın ibadet dini olduğunu, dinin devlet işleriyle hiçbir alakası olmadığını yaymak.
7. Mahsulleri çürütmek, ticaret ve sanayi merkezlerini tahrip ederek kullanılamaz hale getirmek.
8. Devlet adamlarını, toplumda fitneye ve parçalanmaya sebep olacak; kadın, içki, kumar, rüşvet ve hazine mallarını kendi şahsi işlerinde harcamaya alıştırmak, etrafındaki vazifelileri bu işleri yapmaya teşvik edip bize hizmet edenleri mükâfatlandırmak.
9. Faizin her şeklini yaymak lazım. Zira faiz, milli ekonomiyi harab ettiği gibi, Müslümanları, Kuran’ın ahkâmına karşı gelmeye de alıştırır. Zira insan, bir kanunun bir maddesini ihlal edince, artık diğer maddelerini de ihlal etmesi kolay olur. Onlara, faizin kat kat olanının haram olduğu fakat kat kat olmayınca helal olacağını anlatmalıyız.
10. Âlimlere kötü isnatlarda bulunup, aleyhlerine adi yalanlar uydurarak Müslümanların onlardan soğumalarını temin etmek lazımdır. Casuslarımızın bir kısmını onların kıyafetine sokacağız. Sonra bu adamlarımıza çirkin işler yaptıracağız. Böylece bunlar, âlimler ile karışmış olacak ve her âlimden şüphe edilecek. Bu casusları El-Ezhere, İstanbul›a, Necef ve Kerbela’ya sokmak zaruridir. Müslümanları âlimlerden soğutmak için okullar, kolejler açacağız. Bu okullarda Rum ve Ermeni çocuklarını, Müslümanlara düşman olarak yetiştireceğiz. Müslüman çocuklarına kendi ecdadlarının cahil olduklarını aşılayacağız. Bu çocukları; halifelerden, âlimler ve devlet adamlarından soğutmak için onların hatalarını, kendi zevkleri ile meşgul olduklarını, halifenin cariyelerle vakit geçirip halkın malını kötü yollarda kullandığını, hiçbir işte Peygambere uymadıklarını aşılayacağız.
11. İslam’ın kadınlara hakaret ettiğini ve değer vermediği fikrini yayacağız.
12. Şu dört şeyi gizli ya da açık yaymak şarttır; İçki, kumar, zina ve domuz eti… Siyasi fırkaların ve spor kulüplerinin çoğalmasını sağlayacağız. Partileri ve spor kulüplerini birbirlerine düşman yapacağız. Gündemlerini bunlarla meşgul edeceğiz. Birbirleriyle uğraşmaktan dini kitap okumaya ve dinlerini öğrenmeye vakit bulamayacaklar. Avladığımız kimselere günlük gazete, dergi çıkarttıracağız. Gazetelerini, dergilerini bol parayla ve menfaatlerle besleyeceğiz. Satın aldığımız kimseleri; kurtarıcı, kahraman gibi isimlerle övdüreceğiz. İslam dinine bağlı olan idarecileri kötüleyeceğiz. Din terbiyesinin kaynağı olan aile yuvasını yok edeceğiz. Bunun için spor ismi altında avret mahalleri, edep yerleri açık kız ve oğlan resimleri yayınlayacak, gençleri fuhşa, homoseksüelliğe, cinsi sapıklığa sürükleyeceğiz. İslam ahlakı bozulunca İslamiyet’i yok etmek kolaylaşır. Çok cami yapacağız fakat camilerde gerçek hocaları değil misyonerleri ve bizim satın almış olduğumuz insanları konuşturacağız. Camileri birer tuzak olarak kullanacağız. Camilere giden ve eşleri örtünen devlet memurlarını ve subayları casuslarımız tespit edecek ve bunlar vazifelerinden uzaklaştırılacaklar. İslam dinine uyan gençler üniversitelere alınmayacak veya girmiş olanların diploma almaları engellenecektir.
13. Cihadın sadece belli bir zamana has olduğu ve peygamber döneminden sonra cihadın son bulduğunu her yerde yayacağız. Müslümanlara, peygamberin İslam’dan kastının mutlak din olduğunu ve bu dinin Yahudilik ve Hıristiyanlıkta olabileceği inancını her yerde aşılayacağız.
14. Müslümanları (Allah insanların yapacağı ibadetlere muhtaç değildir) diyerek ibadetlerden uzaklaştırmaya çalışacağız. Özellikle beş vakit namaz ve hac gibi onları bir araya getiren ibadetlerden soğutmaya çalışacağız.
15. Müslümanların akidelerine bidatler sokup İslam’ı gericilik ve terör dini olmakla itham edeceğiz. İslam memleketlerinin geri kalmışlığının sebebinin yine İslam dini olduğu fikrini yayacağız.
16. Çocukları, babaları ve annelerinden uzaklaştırıp büyüklerinin dini terbiyelerinden mahrum kalmalarını sağlayacağız. Sonra onları biz yetiştireceğiz.
17. Kadını tahrik edip örtüsünü açmasına sebep olacağız. Örtünün gerçek İslami bir emir olmadığını Abbasiler döneminde ortaya çıkan bir adet olduğunu yayacağız. Kadını açtıktan sonra gençleri onlara karşı tahrik edip her ikisinin arasında fesat meydana gelmesi için çalışacağız. Müslümanlığı yok etmek için bu iş çok önemlidir. Öncelikle bu işi gayri Müslim kadınlara yaptıracaksınız. Sonra Müslüman kadın kendiliğinden bozulup bunların yaptığını yapacaktır.
18. Bütün Müslümanları; eşitlik, hürriyet sloganları etrafında toplayacak ve onlara iyiliği emretmenin kötülüğü yasaklamanın ve İslam şeriatını öğrenmenin farz olmadığını anlatacağız.
19. Müslümanların çoğalmasına engel olmak için doğum sınırlandırması yapılıp birden fazla evliliğe engel olunması gerekir.
20. Müslümanları Kuran hakkında şüpheye düşüreceğiz. İçinde noksanlık veya fazlalık bulunan bilerek bozulmuş Kuran tercümeleri hazırlayıp her tarafa dağıtacağız. Daha sonra bu Kuran’lar birbirlerini tutmuyor diye propaganda yapacağız.
21. Müslümanların kutsal kitabı Kuran’ı Kerim’de, Yahudilere, Hıristiyanlara ve bütün gayri Müslimlere yönelik cihadı emreden ayetleri çıkaracağız. Arap memleketleri dışında ezan, namaz ve duaların Arapça okunmasına engel olacağız.
22. Hadisler hakkında çeşitli şüpheler ortaya atarak Müslümanlar içerisinde hadislere karşı şüpheler oluşturacağız…
İslam’a gönül veren Müminlerin, İslam davasını sırtlayan gençlerin bugünü ve Müslümanların içinde bulunduğu çaresizliğin sebeplerini anlamaları için, dünü ve düşmanlarının planlarını bilmesi gerekir.
Düşmanını tanımayan, onların düşünce ve planlarından haberdar olmayanlar onlara karşı galip gelemezler.
Koca İslam ümmeti bir günde veya bir şahıs yüzünden bozulmadı. O yüzden de bir günde veya bir şahıs sebebiyle düzelecek değildir. Önümüzde uzun ve meşakkatli bir yol var. En az onlar kadar acı çekmedikçe, onlar kadar çalışmadıkça, onlar kadar sabretmedikçe Allah’ın yardımı gelecek değildir.
İslam dini bize ilmi, salih ameli, ahlakı, düşman için hazırlık yapmayı, cihadı, sabrı ve tevekkülü emrediyor. İslamın genç davetçileri şunu iyi bilmeleri gerekir ki; bizler Allah’ın emrini yerine getirmedikçe Allah’ın yardımı da bize gelmeyecek.
“Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.” (Muhammed; 7)
Allah’a emanet olunuz selam ve dua ile…