Yazının başlığından da anlaşılacağı üzere bir direniş öyküsüne konuk olacağız bu sayımızda. Güney Asya’nın bir diğer mazlum beldesine, Moro’ya uzanacak, bölge Müslümanlarının ahvali ile hemhal olacağız.

Moro, Müslümanların gündemine zaman zaman ufak bilgi kırıntıları şeklinde düşen ancak kolayca unutulan bir Müslüman beldesidir. 1946 yılında sömürgeci ABD’nin yüzyıllardır özerk bir konumda olan bölge topraklarını Filipinler devletine devretmesiyle bağımsızlığını yitiren ve bu tarihten itibaren Filipinler hükümetine karşı girişilen bağımsızlık mücadelesinde 120 bine varan şehit ve yaklaşık 2 milyona varan mülteci sayısı ile fakirliğe, tecride, zorunlu göçe ve her türlü zorbalığa mahkûm edilen Müslümanların beldesidir.

“Moro”, bugün yaklaşık 7000 adadan oluşan Filipinler’in güneyinde yer alan Mindanao, Sulu, Tawi Tawi ve Basilan gibi adalarda yaşayan Müslümanları ifade eden bölgesel bir adlandırmadır. Ancak, bölgede yaşayan Müslümanların genelini ifade eden bu tabir 1500’lü yıllarda sömürgeleştirme niyetiyle bölgeye gelen İspanyolların Müslüman halka verdiği genel bir addır. “Bangsamoro” ise kendisini Filipin halkından (Bangsafilipin) ayrı ve bağımsız bir millet olarak gören Morolu Müslümanların kendilerini ifade etme biçimidir. Bölgenin İslam ile tanışmasında ise, diğer Güneydoğu Asya Müslüman beldelerine benzer şekilde Müslüman tüccarların ahlaklı ticareti ve bu tüccarlara eşlik eden âlimlerin davet faaliyetlerinin etkili olduğu görülür ve bölge Müslümanları İslam’la tanıştıktan belli bir süre sonra kendi devletlerini kurar. Katolik İspanyolların 16. Yüzyılda bölgeye gelişine kadar geçen süre içerisinde ise, Müslümanlar bölgenin en önemli hâkimi olur.

İspanyol ve ABD Sömürge Faaliyetleri

Bölge 1500’lü yıllardan itibaren İspanyolların önemli uğraklarından biri haline gelir ve İspanyollar bugünkü Filipinler topraklarının pek çoğuna hâkim olur. Bölgeye hâkim olmakla birlikte Misyonerlik faaliyetlerine başlayan ve tüm kontrolü kendi eline almaya çalışan İspanyollara karşı en büyük tepki ise Müslümanlardan gelir. Filipinler’de 1565’ten 1898’e kadar 333 yıl süren İspanyol yönetimine (1) karşı 333 yıl mücadele verilir. Öyle ki İspanya-Moro savaşları pek çok tarihçi tarafından dünya tarihinde sömürüye karşı verilen en uzun süreli direniş olarak kabul edilir. (2) 1898’de İspanyollar’ın Uzakdoğu’daki sömürge imparatorluğunun yıkılmasına yol açan İspanyol-Amerikan savaşı sonucunda ise bütün Filipinler ABD’ye devredilir. (3) 1946 yılına gelindiğinde ise, Müslümanların insiyatifi göz önünde bulundurulmaksızın bölge Filipinler hükümetine teslim edilir. Filipinler hükümetinin bölge Müslümanlarını asimile etme niyetiyle giriştiği nüfus, tehcir ve baskı politikaları sonucu Müslümanlar kendi öz kaynaklarıyla, bir direniş davasının günümüze kadar süren mücadelesini vermeye başlar. Ancak ne yazık ki, bu mücadele diğer Müslüman toplumların pek de ilgisini çekmez.

Bu bağlamda, “Moro İslami Kurtuluş Cephesi” cephesi lideri Hacı Murad İbrahim’in kendisiyle yapılan bir röportajda (4) kullandığı şu ifadeler dikkat çekicidir;

“Biz, 40 yıldır Filipin merkezi hükümeti ile savaştaydık. Bu savaşta 120 binden fazla insanımızı kaybettik. Filipin hükümeti ilk başta halkımızı misyonerler göndererek, zorla Hıristiyan yapmaya çalıştı. Halkımızı Hıristiyanlaştıramayınca etnik bir temizlik operasyonu başlattı. Bizim savaşımız da bu yüzden aslında Bangsamoro Müslümanlarını savunma savaşı olarak başladı. Bundan dolayı hem kendi halkımızı hem de kendi topraklarımızı savunmak için 1972 yılında Filipin hükümetine cihat ilan ettik. 1968’den bu tarafa sürekli cihad içerisinde olduk ama birçok zorluğumuz vardı. Doğrudan, direkt olarak, dışarıdan bir desteğimiz yoktu. Dolayısıyla kendi imkânlarımızla ayakta kalmak zorunda olduk. Ekonomik ve diğer birçok zorlukla karşı karşıya kaldık. Cihadımız esnasında hiçbir Müslüman ülke bizi doğrudan desteklemedi.”

Moro’daki İslami Direniş Hareketleri

Filipinler hükümetinin 1946 yılında bölgeyi kontrol altına almasıyla birlikte, Müslümanlara karşı önemli bir Hrisiyanlaştırma ve etnik temizlik hareketi başlar ve pek çok Müslüman inanç, değer ve topraklarını koruma niyetiyle var olma mücadelesinin yollarını aramaya koyulur. Bunun üzerine pek çok ulusal kurtuluş hareketinin temelleri atılır. Ancak bunlardan en dikkat çekici olanı mücadelesini İslami referanslar üzerinden sürdüren “Moro İslami Kurtuluş Cephesi”dir (MILF) ve 1977 yılında, Moro Ulusal Kurtuluş Cephesinden (MLNF) ayrılan Selamet Haşimi tarafından kurulmuştur. Kurulduğu yıldan itibaren haklı mücadelesini sürdüren hareket Müslümanlar adına pek çok siyasi kazanımın yollarını açmış ve Müslüman halkın temsilcisi olmuştur. Bölgede Filipinler hükümetine karşı mücadele veren diğer İslami hareket ise, “Ebu Sayyaf” grubudur. 1991 yılında yine MLNF’den ayrılan Abu Bakar Janjalani önderliğinde kurulan ve rejime karşı silahlı mücadele içerisinde olan grup, bölgede bağımsız ve şeriat kanunlarına bağlı bir İslam devleti ve Doğu Asya’da geniş bir İslam birliği kurmak amacı gütmektedir.

Filipinler Hükümetinin Baskı Politikaları

Bugün Filipinlerde Müslümanlara uygulanan baskı ve zulüm politikaları diğer Doğu Asya İslam beldeleri ile paralel giden bir mantıkla işlemektedir. Öncelikli savaş, bölge halkını bir arada tutan ve bir harç gibi birbirine sıkı sıkıya bağlayan İslam’a karşıdır. Gerek İspanyollar, gerek Amerikalılar ve gerekse de Filipinler kontrolündeki tüm dönemlerde bölge Müslümanları Hıristiyanlaştırılma tehdidi ve bu yöndeki baskılarla karşı karşıya kalmıştır. Ancak bölge Müslümanları baskılardan yılmamış ve bitmek tükenmek bilmez bir gayretle direnişlerini her daim canlı tutmuştur. Bu mücadele zamanlarında pek çok Müslüman topraklarından sürülmüş, binlerce şehit verilmiş, ibadethaneler tahrip edilmiş, köyler yağmalanmış ve pek çok Müslüman kadın tecavüze uğramıştır.

Çatışma dönemlerinde gıda, su, sağlık gibi konularda dahi insani yardıma ulaşamayan insanlar açısından durum ateşkes zamanlarında da pek iç açıcı olmamıştır. Günümüzde dahi bölge halkının nerdeyse tamamına yakını gıda, güvenlik, sağlık, yeterli beslenme, eğitim, elektrik, iletişim, içilebilir su ve sıhhi tuvalet imkânlarından yoksun yaşamaktadır. (5)

Ancak günümüzde Moro İslami Kurtuluş Cephesi’nin önemli çalışmaları sonucunda Filipinler hükümeti ile barış görüşmeleri başlamış ve Moro’lu Müslümanlar için şeriat hükümlerinin uygulandığı, Müslüman kimliğinin tanındığı özerk bir yönetime giden süreç başlamıştır. Barış görüşmelerinin ne şekilde nihayetleneceği ise önemli bir merak konusudur.

————————-

1. Diyanet İslam Ansiklopedisi, Filipinler maddesi, 13. Cilt, s.83
2. Hatice Söylemez, H. Zehra Kavak; “Moro Özerklik Arefesinde” İHH İnsani ve Sosyal Araştırmalar Merkezi, Mayıs 2014, s. 5
3. Diyanet islam Ansiklopedisi, Filipinler Maddesi, 13. Cilt, s.86
4. Moro İslami Kurtuluş Cephesi Lideri Hacı Murad İbrahim ile Röportaj, Hüseyin Kulaoğlu, Akit Gazetesi, 30.01.2013. Erişim: http://www.haksozhaber.net/haci-murat-ibrahim-islama-muhalif-kanun-olmayacak-35279h.htm
5. Ülkedeki bu baskı politikaları hakkındaki daha detaylı bilgi için bkz: Hatice Söylemez, H. Zehra Kavak; “Moro Özerklik Arefesinde” İHH İnsani ve Sosyal Araştırmalar Merkezi, Mayıs 2014, s. 15