Her sayıda bir İslâm Coğrafyasını ele aldığımız yazı dizisinin bu bölümünde Sudan’a konuk olacağız. Sûdan, Arapça’da siyah anlamına gelen “Sûd” kelimesinden türetilmiş ve Afrika kıtasının yüz ölçümü bakımından en büyük ülkesi olan bu toprakları Müslüman coğrafyacılar Biladü’s Sûdan yani siyahlar beldesi olarak adlandırmıştır. Müslüman coğrafyacıların bu isimle adlandırdığı bölge Kızıldeniz’den başlayarak Batı Afrika’ya kadar uzanmakta ve bugünkü sınırlarından çok daha geniş bir alana tekabül etmektedir. Ancak bugünkü Sudan toprakları ise, bu geniş bölgenin doğu kısımlarında yer almaktadır. 2011 yılında ülkenin Sudan ve Güney Sudan olarak iki bölgeye ayrılmasıyla birlikte ise Cezayir ,Afrika’nın yüz ölçümü bakımından en büyük ülkesi haline gelmiştir. Ancak Biladü’s Sûdan olarak adlandırılan bu geniş toprakların bugünkü sınırlarına gerilemesinde hiç şüphesiz bölgenin İslâmi kimliği ve stratejik önemi sebebiyle gerçekleştirilen uluslararası müdahaleler ve çıkartılan iç karışıklıkların etkisi büyük olmuştur.

Coğrafi Konum ve Demografik Özellikler

Doğu’dan Kızıldeniz ve Etiyopya, güneyden Kenya, Uganda ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti, güneybatıdan Orta Afrika Cumhuriyeti, batıdan Çad, kuzeybatıdan Libya ve kuzeyden Mısırla çevrilidir. (1) Başkenti Hartum olan ülke neredeyse 40 milyonluk bir nüfusa ev sahipliği yapmakta ve nüfusun büyük bir bölümünü Araplar ve yine farklı etnik gruplardan Müslümanlar oluşturmaktadır. Ülkedeki nüfusun %70’i Müslümanlar, %5’lik bir kısmı Hıristiyanlar ve %25’lik bir kısmı ise Animistler’den meydana gelmektedir. Sudan özellikle Kızıldenize’e olan kıyı şeridi, bu bölgelerde yer alan büyük limanları ve Nil deltasında yer alması gibi sebeplerle Afrika’da çok stratejik bir konumda yer alır. Buna ek olarak zengin yer altı kaynaklarına sahip olan ülke özellikle son yıllarda çıkarılan petrol ve doğalgaz rezervleriyle Afrika’nın önemli enerji merkezlerinden bir haline gelmektedir. Bununla birlikte diğer Afrika ülkelerine benzer bir biçimde, gerek iç karışıklıklar gerekse de uluslararası müdahaleler sebebiyle ülke bu zengin kaynaklarını yeterli verimlilikte kullanamamaktadır.

Sudan Tarihine Kısa Bir Bakış

Erken dönemlerden itibaren Nubia olarak bilinen Kuzey Sudan bölgesi çok uzun yıllar Mısır’ın etkisindeki pek çok kabilenin kontrolü altında kalmıştır. Bölgede erken dönemlerde etkili olan en önemli yapılanma Kuşi Krallığı’dır.

Bölgenin İslâm ile tanışmasında ise Amr İbnu’l As’ın etkisi görülür. Mısır’ın 639’da Amr İbnu’l As tarafından fethedilmesinden sonra bu ülkeye yerleşen Müslümanlar kısa süre sonra ticaret için Sudan pazarlarına gitmeye başlamışlar ve Sudanlılar da İslâm’ı ilk olarak bu tüccarlar sayesinde tanımışlardır. Sudanlılardan bazıları İslâm’ı tanıdıktan sonra kısa süre içinde bu dine ısınmış ve daha önce Sudan’a girmiş olan Hıristiyanlığın onların arasındaki etkisi zayıflamaya başlamıştır. Mısır’a yerleşen Müslümanlar ise 7. yüzyılın ortalarından itibaren Sudan’ı ele geçirmek için birtakım askeri hareketler gerçekleştirmişlerdir. Bu fetih hareketleri uzun süre devam etmiş, 1172’de Selahaddin Eyyubi’nin kardeşi Turan Sah, 1260’ta da Baybars bugünkü Sudan topraklarına birer sefer düzenlemişlerdir. Bu seferlerden sonra buralarda İslâm daha da güçlenmeye başlamıştır. 1517 yılına gelindiğinde ise, Osmanlı Devleti’nin Mısır’ı fethetmesi Sudan’da etkisini göstermiştir. Ancak aynı dönemde Sudan’da varlığını sürdüren Funj İmparatorluğu da güneye doğru kayarak varlığını sürdürmüştür. (2)
1800’lü yıllarda ise Mısır’ı kontrol altına alan İngilizler tarih boyunca Mısır’ın etkisine açık olan bu bölgeye de sirayet etmiş ve 1889 yılında bölge 1956 yılına kadar sürecek İngiliz işgaline sahne olmuştur. İlerleyen yıllarda ülke pek çok darbeye şahit olmuş ve kökenleri sömürgecilik dönemlerine kadar giden fitneler Kuzey ve Güney Sudan arasındaki anlaşmazlıkların fitilini ateşlemiştir. Bu sebeple ülke ciddi iç karışıklığa sürüklenmiş ve istikrarsızlıklar baş göstermiştir. Ülke halkına ve ekonomisine ciddi zararlar veren bu süreç 2011 yılında ülkenin Güney ve Kuzey olmak üzere ikiye ayrılmasına sebebiyet vermiştir.

Sudan’da İslâm ve Müslümanlar

Sudan’da ülkenin güneyi hariç nüfusun neredeyse tamamını Müslüman halk oluşturur. İslâmiyet’in özellikle Mısır tesiriyle yayılmasıyla bölgede bir taraftan dini ilimleri öğreten ulemanın diğer taraftan ise tasavvufi hayata ağırlık veren şeyhlerin etkisi görülmektedir ve Sudanlı Müslümanların çoğu Mâliki mezhebine mensuptur. Sudanlı Müslümanların eğitiminde ve İslâmi bilinci kazanılmasında ise geçmişte önemli ölçüde yaygın olan ve “halve” adı verilen medreselerin etkinliği bilinmektedir. Bu medreselerde hafızlıkla birlikte dini ilimlerin öğrenilmesi süreci sekiz yıllık bir periyoda yayılmıştı. (3)

İlerleyen yıllarda ise bu medreselerin etkinliği azalmış ve modern eğitim kurumları ihdas edilmiştir. Bununla birlikte Sudan halkı geçmişten günümüze Afrika’daki emperyalizme karşı giriştiği meydan okumalarla tanınmış ve ülke İslâmi harekete mensup pek çok gruba ev sahipliği yapmıştır. Hasan el Turabi kontrolündeki İslâmi Milli Cephe, Mısır etkisiyle oluşan Müslüman Kardeşler Cemiyeti ve Cemaatu Ensari’s-Sunneti’l-Muhammediye bunlardan yalnızca bir kaçıdır. Ülkede ayrıca Şazeliyye ve Kadiriyye tarikatlarının da varlıklarını sürdürdüğü bilinmektedir.
Günümüzde maalesef Sudan Müslümanları hem Darfur sorunu hem de uluslararası etkilerle gerçekleşen iç karışıklıklar, istikrarsızlıklar ve ekonomik problemler sebebiyle ciddi sorunlarla mücadele etmektedir.

İlginç Bir Anektod:

İnsanlık tarihinin belki de en çarpıcı karelerinden biri olan ve sürünerek biraz uzaktaki gıda dağıtım bölgesine gitmeye çalışan küçük bir kız çocuğunun fotoğrafı Sudan’da çekildi. Bu fotoğraf 1994 yılında fotoğrafın sahibi Kevin Carter’a Pulitzer ödülünü getirmişti ama insanlık bu kareyi hiçbir zaman unutmayacaktı. Carter fotoğrafı çektikten sonra ölmek üzere olan bu çocuğa yardım etmeyecek ve profesyonel bir fotoğrafçı olduğu düşüncesiyle bölgeden uzaklaşacaktı…

————————–

1. Meral Avcı, “Sudan”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, İstanbul, 2013
2. M. Ahmet Varol, “Sudan”, Vahdet Dergisi.
3. Ahmet Kavas, “Sudan”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, İstanbul, 2013