Bismillahirrahmanirrahim

Yaşadığımız şu günlerde Amerikan emperyalizminin ahtapot gibi tüm ülkeleri sarmaya, sıkmaya ve sonunda kendi arzularına boyun eğdirmeye yönelik azgın tutumu hissedilir biçimde görülmektedir. İsrail ve ABD uşağı hain birkaç krallık hariç tüm dünya ülkeleri Amerikan tehdidi altındadır. Avrupa ve İngiltere de ABD’nin bu azgın tutumundan vergi artırımları ve ambargolarla payına düşeni almış ve yola getirilmiş gözükmektedir.

Merak edilen şudur? Nefretle karşılanan bu politikalar seçilmiş besili Başkan Trump’ın ihtiras, şımarıklık ve müptezelliğinin bir sonucu mudur? Bizce değil!

Besili Başkan Trump’da tıpkı kendinden önce ki ABD Başkanları gibi o derin sisteminin oraya monte ettiği “ben çalayım sen oyna türünden” kukla bir adamdır. Oyunun dışına çıkması ve arzu edilenin dışında davranması mümkün değildir. Oyunun dışına çıktığı an, Rusya ile seçim iş birliği, vergi kaçakçılığı gibi daha nice kirli işlerinin basında gündem olacağını ve bunun sonucunda yerleşik düzen tarafından yargılanıp gereken cezaya çaptırılacağını en iyi o biliyor.

Söz buraya gelmişken, toplumu yanıltıcı ciddi bir algı operasyonundan da bahsetmeden geçmemek gerekir. Bu aldatıcı yanılgı; ‘ABD basınında Trump aleyhtarı haber yapanların hepsinin sanki o karanlık zihniyetin muhalifleri’ gibi algılanıyor olması. Yani “iki ABD var. Şimdiki bu ABD çok kötü ama öteki ABD çok iyi” algısı… Maalesef ülkemizde bu algının oluşmasına ve bu toplumun gerçeklerle yüzleşmesine engel olan yazar ve çizer takımı hayli çoğunlukta. Kastı olmayanları tenzih ederiz.

Evet, her devletin içinde karşıt taraflar ve bu taraflar arasında güç ve iktidar olma savaşı olabilir. Bu hususta acımasızca çekişmeler, restleşmeler de yaşanabilir. Aslında Abd’ de yaşanan tam da budur. Birbirlerine saldırmalarının sebebi güç ve iktidarı ele geçirmek içindir. Yoksa biri diğerinden çok merhametli, çok hümanist, çok demokrat (!) olduğu için değil! Sahi hatırlayan var mı, “bu demokrasi kavramını/fitnesini” bir truva atı gibi kullanarak İslam beldelerini işgal etmiş ve milyonlarca Müslümanı katletmişlerdi öyle değil mi?

Amaçları ve hedefleri açısından birinin diğerinden hiçbir farkı yok! Bir ABD var ki o bizi ve tüm dünyayı narkoz yapmadan canlı canlı kesip biçiyor ve ciğerlerimizi çıkarıp çiğniyor, öteki ABD ise bizi narkozlayıp uyutuyor, Sonra yavaş yavaş kesip biçiyor ve ciğerlerimizi çıkarıp yine çiğniyor. Arada ne fark var? Arada ki tek fark; birileri bu işleri uyutarak yapıyor öteki ise canlı canlı yapıyor… Yani ha gâvur coni, ha coni gâvur…

Beşerî sistemlerin şeytanca hileleri asla bitmez. Kullanmak istedikleri insanları bir takım zaaf ve hataya bilerek düşürürler sonrada o zaaf veya hataları bir şantaj unsuru olarak kullanıp dilediğini yaptırtırlar.  Böylece istesen de istemesen de sistemin dışına çıkamazsın.

Peki tüm bu olayları kurgulayan ve adım adım sahneye koyan o derin yapı sahiplerini bu şekilde davranmaya iten asıl sebep nedir?  Sadece petrol ve zenginlik mi? Şöhret olmak mı? ABD’nin gücünü ispat etmek mi? Meseleyi sadece bu yönden okuyanlar ve işi gidip gelip “devletlerin inanç politikası olmaz sadece çıkar politikası olur. Tüm bunlar aslın da enerji savaşları içindir “saplantısına takılıp kalan aydın (!) tiplemeleri bizce çok dramatik bir şekilde yanılıyorlar.

Evet, emperyalist devletler için zengin kaynaklar ve çıkarlar çok önemlidir. Fakat bundan daha mühim olanı “Haçlı Seferlerinin” arkasında yatan o gerçektir. İster kabul edelim ister kabul etmeyelim “Haçlı Seferlerinin” arkasında yatan O gerçek; “Akide/ İnanç” savaşlarıdır.

Evet şu an ABD politikalarını belirleyen ve yön veren bu mezhebin adı Evanjelizm’dir. Bu sayımızda Evanjelizm ve inançları noktasında sizler için özet bir derleme yaptık.

Evanjelist İnancın Kökleri

Matta, Markos, Luka ve Yuhanna tarafından yazılmış dört kanonik İncil’in her birine “Evanjel” denir. Yunanca “iyi haber” ya da “genel olarak kabul edilen gerçek” anlamına gelen evangelion’dan gelmektedir. Bu kelimeden türetilerek, İncil yazarlarına “Dört Evanjelist” denmiştir.

Evanjelizm sözcüğü Kutsal Kitap’a dönmek veya yönelmek anlamına gelir.

Evanjelist ve Evanjelik kelimeleri farklı anlamlara gelmektedir. Evanjelist sözcüğü en basit anlamıyla “Hristiyanlık bildirisini vaaz eden, yayan kişi” anlamına gelir. Evanjelik sözcüğü ise daha çok Protestan Kilisesi’nin muhafazakâr kesimini nitelemek için kullanılır.

Evanjelikler, ABD’yi kuran ve tutuculuğuyla bilinen Protestan mezhebi Puritenler’in devamıdır. Evanjelizm merkezli bu akımın mensuplarına ve zamanla liberal Protestanlar haricindeki tüm Protestanlara Evanjelik denmeye başlanmıştır. Ayrıca Martin Luther, reformları esnasında kurduğu kilise hareketi için bu ismi kullanmıştır. Bu nedenle Kıta Avrupası’nda Evanjelik sözcüğü, Protestan veya Lutherci olarak algılanır.

Evanjelizmin temelleri  İngiliz George Whitefield (1715-1770); Methodizm’in kurucusu John Wesley (1703-1791) ve Amerikalı filozof ve teolog Jonathan Edwards (1703-1785) tarafından atılmıştır. Bu üç kişi Amerika’nın en büyük Protestan mezhebi olan Baptistlerin ve Metodistlerin oluşumunun temel taşlarıdırlar.

ABD’de 1820’lerde genelde Hristiyanlık inancı için kullanılan Evanjelizm 19. yüzyıldan itibaren iki ayrı koldan ilerlemeye başlamıştır. Charles G. Finney ile Amerikan halkının dönüşümünün sağlanması ile devrimcilik anlamı kazanmış diğer taraftan Playmouth Kardeşliği hareketinin kurucusu John Nelson Darby’nin öncülüğünde radikal bir dini yorumu temsil etmeye başlamıştır. Bugünkü Evanjelizm Amerika’daki Hristiyan toplumunun tutucu kanadını temsil etmektedir.

Evanjelist Hıristiyanlar İle Yahudi İnancı Arasındaki Geçişler

Evanjelistler, Eski Ahit’in Yahudilerin Tanrı’nın seçilmiş halkı olduğunu, Kutsal Toprakların Yahudilere ait olduğunu, Yahudilerin Mesih’in gelişiyle birlikte dünyanın egemeni olacağı gibi hüküm ve kehanetlerini tamamen kabul etmektedirler. Bu nedenle, bu konuda kendileri için en önemli görevin, Yahudilerin egemenliğine destek olmak olduğu fikrini benimsemişlerdir.

Evanjelistler, günümüz politik olaylarını Eski Ahit’e göre yorumlamakta ve İsrail’e destek olmaktadırlar ve İncil’den daha çok Tevrat’ın 39 kitabına değer vermektedirler.

Evanjelistlerin savunduğu inanç sistemi, Kutsal Kitap’ta anlatılan Sion toprağı ve günümüz İsrail Devleti üzerinde odaklanmaktadır. Bunların ikisini de aynı kabul etmektedirler. Evanjelistler Siyonist Yahudilerle aynı inanca sahiptirler.

Evanjelistlere göre Tanrı, insanları iki kategoriye ayırmıştır; Yahudiler ve Yahudi olmayanlar. Cennet Evanjelistler içindir. Öteki insanlar Tanrı için herhangi bir değer taşımamaktadır (!!!)

Bu inanca göre, Yahudiler seçilmiş halktır ve onların dünya egemenliği için ilahi bir plan hazırlanmıştır.

Evanjelistler ise bu plana destek verecekler ve bunun sonunda Cenneti kazanacaklardır. Mesih geldiğinde Yahudiler ve Evanjelistler bir yanda, diğer din mensupları ise diğer yanda yer alacaklardır. Her iki taraf arasında Armagedon isimli Kıyamet Savaşı yaşanacak ve Yahudiler bu savaşı kazanacak ve böylece bin yıl süren bir dünya egemenliği elde edeceklerdir.

Kamuoyunda bilindiği şekliyle Evanjelistlerin amacının, Tanrı’yı Kıyamete zorlamak olduğu yaygın bir şekilde kabul görmektedir. Hollywood bu inancı destekleyen filmler yayınlamakta ve böylece de insanlar üzerinde Kıyamet korkusu paranoyasına yol açmaktadır.

Evanjelistler göre Kıyametin kopmasından önce Hz. İsa yeryüzüne ikinci kez gelecek ve az sayıdaki Yeniden Doğuşçu Hristiyan’ın ruhları semaya yükselecek.

Evanjelistlere göre Tanrı’nın Mesih’i göndermesi için Dünyanın kötülükleri yaşaması gerekmektedir. Tanrıyı kızdıracak her türlü kötülük işlenmeli ve böylece de Tanrı Kıyameti bir an önce kopartmalıdır.

Evanjelikler ve Ortadoğu

Evanjeliklerin geneli; İsrail devletinin kurulması ile beraber İncilin kehanetinin gerçekleştiğine ve Mesih’in geri dönebilmesi için Hristiyan olmayan bütün herkesin katledilip, yok edilmesi gerektiğine ve ancak böylece bin yıllık barışın başlayacağına inanıyorlar. Ortadoğu’da yaşanılan çatışmaların arkasındaki temel sebepte bu. Tüm bu yaşananlar özlemle beklenen sonun müjdecileri!.

Evanjelik bir kitap olan, ”Kudüs için Gerisayım” da (Jerusalem Countdown) korkunç bir ahir zaman senaryosu tasarlanmış. Rusya ve Müslüman devletler birleşip İsrail’e karşı savaşıyorlar. Bütün bu karmaşıklıklar ve savaşların ardından, Hristiyan karşıtı olan Avrupa birliği lideri, İngiliz ve Amerikan ittifakına karşı savaşıyor. Mesih geri dönüyor ve yeryüzündeki ebedi krallığını Kudüs’te inşa ediyor.

Evanjeliklerin ve Yaheb beklentisi içerisinde olan Siyonist Yahudilerin rüyalarını süsleyen bu sahne, yani Ortadoğu’nun tabiri caizse Cehenneme dönmesi ne yazık ki gerçekleşmeye başladı gibi.

ABD ve İsrail arasındaki bu derin siyasi, kültürel ve dini ilişkiyi iyi anlamak gerekiyor. Böylece hem ABD’nin Ortadoğu politikasını daha doğru analiz etmiş hem de ABD ve İsrail dostluğunun dünü, bugünü ve geleceğini daha iyi kavramış olacağız.

Evanjelik geleneğe göre, Kıyametin kopmasından önce Hz. İsa yeryüzüne ikinci kez gelecek ve az sayıdaki yeniden doğuşçu Hıristiyan’ın ruhları semaya yükselecek. Hz. İsa’nın dönebilmesi ise yeryüzünde sahnenin hazırlanmasına bağlıdır.

Bu sahnenin hazırlanması için Yahudilerin Filistin’e dönüp İsrail devletini kurmaları, Kudüs’ü başkent yapmaları, Mescid-i Aksa’nın yerine Süleyman Mabedi’nin inşa edilmesi, bunun için de İsrail’e yardım etmek, Kıyametin çabuklaştırılması için ne gerekiyorsa yapmak gerekiyor!

Bu yüzden Fransız Le Nouvel Observateur Dergisi’nde de ifade edildiği gibi dünya üzerinde yaşayan 500 milyon “Evanjelist”in en önemli liderlerinden biri olan ABD Başkanı Bush’un Irak’ı işgal edişinde Evanjelist düşüncelerinin etkisi olduğunu söyleyenler oldukça fazladır.

Hareketin önde gelen isimleri arasında ise; Bush’un da akıl hocalığını yapan Jerry Falwel, Pat Robertson, Franklin Graham ve Jerry Vines gibi İslam’a ve Peygamber Efendimize ağza alınmayacak hakaretlerde bulunan kişiler de bulunuyor.

Evanjelistler, Klasik Hıristiyan inancından farklı olarak Yahudilerle birçok ortak inancı paylaşırken; Kitabı Mukaddes’ten kehanet ettikleri Kıyamet öncesi yedi aşamaya odaklanmaktadır. Bunlar; Yahudilerin Filistin’e geri dönmesi, Büyük İsrail’in kurulması, İncil’in tüm dünyaya vaaz edilmesi, İsa Mesih’in ikinci kez dünyaya gelmesi, Yedi Yıl savaşı, felaket dönemi ve Armageddon Savaşı…

Evanjelik inanca göre; Tanrı’nın Evanjelik Protestan Hıristiyanlar için olan uhrevi (cennetle ilgili) ve Yahudiler için de dünyevi (yeryüzüyle ilgili) olmak üzere iki planı vardır. Öteki dinlere mensup insanlar ise Tanrı için önem taşımazlar. Tanrı’nın Yahudilerle ilgili planı gereği Yahudiler, vaad edilmiş topraklara dönüp Büyük İsrail’i kuracak ve dünyaya egemen olacaklar. Evanjelikler ise bu plana destek olacaklar ve kendileri için kurtuluş ahirette gerçekleşecektir.

Eski Ahit (Tevrat ve Zebur) ve Yeni Ahit (İncil)’ten oluşan Kitabı Mukaddes’e göre, İsa Mesih’in yeryüzüne yeniden inebilmesi için Yahudilerin, “Kenan Diyarı” olarak da adlandırılan ve kendilerine Tanrı tarafından vaad edildiğini iddia ettikleri topraklarda toplanmış olması gerekmektedir.

Evanjelist Hıristiyanlar’ın Yahudilere ve İsrail’e duydukları muazzam sempatinin ve Evanjelizm-Siyonizm ittifakının kaynağı işte bu inanıştır. Mesih geldiğinde Yahudiler ve Evanjelikler bir yanda, bunların haricindeki diğerleri ise bir yanda olacak ve iki taraf arasında büyük bir savaş, yani “Armageddon Savaşı” yaşanacak ve Hz.İsa önderliğindeki Yahudiler ve Evanjelikler savaşı kazanarak dünya egemenliğine ulaşacaklardır.

Meselenin Özü

Klasik Hıristiyan dünyada Yahudiler kötü bir yere sahiptirler ve dışlanırlar. Yahudiler, Hıristiyan yerleşimlerinin dahi dışında tutulurlar. Protestanlığın kurucusu Luther bile Papa ve Müslümanlarla birlikte Yahudileri en büyük düşman ilan etmiştir.

Özellikle İngiltere bağlamında Evanjelizm, Protestanlığı suiistimal ederek “İncil`e dönüş” adı altında Hıristiyanlığın Yahudi karşıtı tarihini reddetmeyi, tarihteki Hıristiyan-Yahudi çatışmasının kaynağı Hıristiyanlık literatürünün meşruiyetini yok etmeyi ve Büyük Britanya`nın Hıristiyan-Yahudi ortaklığı üzerine oluşmasını hedefleyen bir Yahudi yanlısı Hıristiyanlık olarak üretilmiştir.

Oysa Armegeddon inancına sahip, Millenyum’a ulaşma kaygısındaki Evanjelizm, Yahudileri dolaylı olarak kutsamakta, onları “dünyanın kendilerine verildiği” ve “Yahudiler  sayesinde Hıristiyanların ahireti kazanacağı” topluluk olarak görmektedir.

Başka bir ifadeyle Evanjeliklere göre geleceğin dünyası İsrailoğullarının, ahiret ise Hıristiyanlarındır. Ahiretin yolu ise kıyametten geçmektedir. Kıyamet ancak İsrailoğullarının Filistin`e, Arz-ı Mev’ud`a ve dünyaya hâkim olmalarıyla kopacaktır. O hâlde Hıristiyanlar`ın ahiretteki nimetlerle buluşması ancak İsrailoğullarının bu emellerine hizmet etmekle mümkündür!!!

Her yanıyla dünyaya hâkim olmak isteyen Yahudi imzası taşıyan bu inanışla Büyük Britanya`da oluşan Yahudi ekonomi-Hıristiyan savaşçı ortaklığının Hindistan`da ulaştığı başarı ve bunun ABD`nin kurulmasına katkısı, bu “inanılmaz inanış”a hakikatmiş gibi bir görünüm vermiş, misyonerliğin etkisiyle de onun taraftarları artmıştır.

Bugün ABD`nin en aktif kiliseleri olarak Evanjelik kiliselere mensup ABD`li sayısının 80 milyona yaklaştığı düşünülmektedir. ABD`deki manevi boşluk içinde kendine sığınak arayanların yanında politik olarak yükselmek isteyenlerin de sığındığı Evanjelikler, ABD`de Yahudilerin dünya hâkimiyeti için çalışmakla bir tür Hıristiyan Siyonist kimliğine bürünmüşlerdir. 

Hristiyan Evanjelikler; Filistin’de, Irak’ta, Yemen’ de Mısır’da, Suriye’de ve birçok yerde yaşanılan acı ve dramları sonun başlangıcı olarak görüyorlar. Onlara göre İsrail’de iyi ve kötünün son savaşı gerçekleşmeli. Dünyanın batması için İsrail desteklenmeli, kötülükler artmalı ve büyük bir savaş başlamalı…

İşte bu yüzden Evanjelik Basın, televizyon ekranlarından takip ettiği Ortadoğu’dan yansıyan görüntüler için “acıklı fakat beklenildiği gibi“ diyor.

Yakın Tarih’deki Evanjelik  Siyasiler

William Blackstone adlı Evanjelik, henüz Siyonizmin kurucusu Teodore Herzl, “Yahudi Devleti” (1896) fikrini kitaplaştırmadan ve Birinci Siyonist Kongre`yi (1897) toplamadan 1878`de bir bildiri kaleme almış ve Filistin`de bir İsrail devletinin kurulmasını önermiştir. Bu bildiri, aralarında Anayasa Mahkemesi başkanı, Beyaz Saray sözcüsü, John D. Rockefeller, J.P.Morgan gibi isimlerin bulunduğu 400 kişi tarafından imzalanmıştır.

1916 yılında tekrar gündeme gelen konuya Evanjelik başkan W. Wilson sahip çıkmıştır. 1917’de kendi adındaki deklarasyonu ilan eden İngiltere Dışişleri Bakanı Balfour da Evanjeliktir.

Evanjelikler, ABD siyasetinde 1970’lere kadar Demokratları desteklediler. O tarihten sonra ise The New Christian Right/Yeni Hıristiyan Sağ olarak daha çok Cumhuriyetçileri desteklemeye başladılar.

1980`li yılların başında Carter’e karşı Reagan’ı destekleyen Evanjelikler, ABD’nin Sovyetlerin yıkılmasına giden siyasetinde etkin bir rol oynadılar. 1989`da Baba Bush`un seçilmesinde en önemli pay onlara aitti. 2000 yılında yapılan başkanlık seçimlerinde Bill Clinton’ın ABD`liler tarafından başarılı bulunan başkanlığına rağmen Demokratların adayı Al Gore’ın seçilmesini engellediler. Oğul Bush’u seçtirerek “Bush Doktirini” olarak bilinen ABD`nin İslam dünyası karşıtı olarak geliştirdiği güncel siyasetin mühendisliğini yaptılar. Oğul Bush (George W. Bush), 11 Eylül 2001 vakasını bahane ederek İslam dünyasını “şer ekseni” olarak adlandırmış ve İslam dünyasına karşı yürütülecek savaş için “Haçlı Savaşı” terimini kullanmıştır.  

ABD’deki sıradan Yahudiler Demokratların adayı Hillary Cilinton’ı desteklerken Evanjelikler, Obama sonrası ABD siyasetinin ancak Trump ve ekibi tarafından dizayn edilirse Milenyum’a dolayısıyla Siyonizme hizmet edeceğine inandılar ve yine aslında Evanjelik olan Hillary Clinton’a karşı Trump’ı desteklediler.

Trump`ın Evanjelizme yakınlığı bilinmektedir. Ama Evanjelizm’le asıl bağlantılı kişi, onun yardımcısı Pence’tir.

Katolik bir aileye mensup Pence, gençliğinde Demokrat Parti üyesi olmuş, üniversite yıllarında Evanjelik-Protestan mezhebine geçmiştir. Bu mezhebin etkisi altında Cumhuriyetçi Partiye katılmış, muhafazakâr-koyu dindar bir Evanjelik olarak siyasetle uğraşmıştır. Indiana Valisi olduğu dönemlerde de aşırı Hıristiyan-Evanjelik görüşlere sahip beyaz Amerikalı profili çizmiş; “Tea Party/Çay Partisi” diye bilinen ve İslamofobik/ İslam karşıtlığı görüşleriyle bilinen grubun toplantılarına katılmıştır.

2016 seçimlerinde Evanjelikler, Trump`tan çok Pence için çalışmıştır.

Evanjelizm, Ukrayna`dan Çek Cumhuriyeti`ne kadar Doğu Avrupa`da da kendinden söz ettirirken İslam dünyasındaki ABD ile ilintili gelişmeleri bu Hıristiyan Siyonizminden bağımsız düşünmek isabetsizdir.

“Robinson Drive Metodis” Kilisesinin rahibesi, “İsrail ve komşuları arasında olan savaşın İncilin bir kehaneti olduğunu söylüyor. Rahibenin Teksas’taki cemaati, aslında barışa inanmadan, Ortadoğu’da barış için dua ediyor. Çünkü Evanjelikler dünyada kalıcı bir barış için, insanlık tarihinin şahit olmadığı kadar kanlı bir savaşın olması gerektiğine inanıyorlar. Yol haritaları onları kıyamete (Armegeddon) doğru götürüyor.

Evanjelistler, Kıyamet savaşı Armagedon’un çok yaklaştığını düşünüyor. Bush’un başını çektiği Evanjelistler, Armagedon’u yaşayan nesil olmak için ellerinden geleni yapacak gibi gözüküyor.

 

————————-

 

İktibas Yapılan Yazılar

Evanjelizm ve Ortadoğu  Davut DAĞ/  Sütun Haber

Evanjelizm ya da Hristiyan Siyonizmi   Abdulkadir Turan/ Doğru Haber