Yaşadığımız dünya üzerindeki tüm beşeri sistemlerin görünür eseri olan FİTNE’nin yani; küfür, şirk ve zulmün egemenliğine son verip, bu batıl sistemlerin yerine Allah’u Teâlâ’nın ilim, adalet ve merhametinin eseri olan yüce İslam Şeriatı’nın hâkim olmasını canı gönülden istemek, bunun hayali ile yaşamak, bu yolda gece gündüz demeden bütün imkânlarımızı seferber edip çalışmak  “Ben Müslümanım” iddiasında bulunan her insanın en büyük görevidir.
Bu husus bir fazilet veya müstehab değil, aksine bir akide, bir iman meselesidir.
“Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın.” (Enfal, 39)
“Müminler ancak Allah’a ve Resûlüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte doğrular ancak onlardır.” (Hucurat, 15)
İslam ümmetinin imanlı ve duyarlı insanları arasında, yeryüzünden fitnenin kaldırılıp Allah’ın biricik ŞERİATI’nın hâkim kılınması hususunda bir fikir ayrılığı yoktur. Fikirlerin ayrıştığı nokta, İSLAM’ın insanda ve toplumda hayat bulması, yaşanması ve yeryüzüne hâkim olması sürecinde izlenmesi gereken yol, takip edilmesi gereken metot/yöntem üzerindedir.
Yani amaçta birlik vardır. Fakat amaca götürecek yöntem üzerinde maalesef bir fikir birliği yoktur. İslam’i cemaatlerin amaçlarının bir, fakat yöntem ve usullerinin birbirinden çok farklı oluşu –hatta yer yer İslam inanç ve ibadet esaslarına ters oluşu– Ümmeti Muhammedi dünya üzerinde zayıflatmış, çaresiz ve güçsüz konumuna düşürmüştür. Öyle ki bir buçuk milyar İslam âleminin (!) toprağı, canı, malı, namusu emperyalist Amerika ve Avrupa ile Siyonist İsrail’in iki dudakları arasından çıkacak “Merhamet” kelimelerine mahkûm olmuştur. Bu en büyük zillet ve aşağılanmadır. Rasulullah (sav)’in dili ile “Bugün yerin altı, yerin üstünden daha hayırlı” hale gelmiştir.
Amaca ulaşma noktasında birbirine zıt olan bu metot/yöntem farklılıklarının en büyük sebebi; beşeri sistemlerin ortaya koyduğu ve öğrettiği “Başarı ve Zafer” mantığıyla düşünmemizdir.
Ümmet olarak, gerçek başarı ve zaferin, şartlar ne olursa olsun Allah’ın dinini yaşamak ve bu uğurda Müslüman olarak ölmek olduğunu anladığımız gün bu fikir ayrılıklarının da sonu gelecektir inşallah.
Bu dinin mensuplarının izlemesi gereken yol, takip etmesi gereken metot/yöntem kişilerin aklına ve hislerine terkedilmiş basit komplo teorilerinden ve zanlardan oluşan yöntemler olamaz.
Bu din sadece akla, mantığa, hislere ve değişen konjektörel şartlara göre şekil alan ve yaşanan bir din değildir.
Bu dinin, insan, toplum ve dünya üzerindeki değişim (iman), gelişim (Davet/Hicret) ve hâkimiyet (Cihad) aşamalarında izleyeceği kendine özel metodu vardır.
Dolayısıyla İslam’i cemaatlerin, yeryüzünden küfrü, şirki ve zulmü yok edip, bunun yerine Allah’ın yüce dini İslam’ı hâkim kılmak için yapacakları kutlu mücadelenin hareket stratejisini, içinde yaşadığımız beşeri sistemlerin bize dayattığı ve gösterdiği yöntemler belirleyemez.
Bu dinin; inanç, ibadet, ahlak, muamelat ve ukubat esasları yüce Allah tarafından belirlenmiş, bildirilmiş ve din tamamlanmıştır.
Aynı şekilde bu yüce esasların, insanda ve toplumda nasıl yaşanması ve yaşatılması, yeryüzüne nasıl hâkim kılınması gerektiğinin yöntemi yine yüce Allah tarafından belirlenmiş, bizzat Allah’ın elçisi sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in şahsında örnekleştirilerek bu ümmete bildirilmiş ve böylece Din kemale ermiştir.
“And olsun ki, Allah’ın Rasulünde, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için güzel bir örnek vardır.” (Ahzab, 21)
“Bugün dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım. Ve din olarak size İslam’ı seçtim.” (Maide, 3)
Bu sebeple, İslam’i cemaatlerin hareket stratejilerini belirleyecek yöntemin Rabbani bir yöntem olması gerekmektedir. Bu Rabbani yöntemi şekillendiren iki temel unsur ise, İslam’ın inanç esasları ve helal-haram hudutlarıdır.
Şanı yüce Allah’ın belirlediği, peygamberlere ve müminlere uyulmasını emrettiği bu Rabbani yöntemin adı; PEYGAMBERİ HAREKET YÖNTEMİ/METODU ’dur.
“Şüphesiz bu benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. Başka yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah’ın yolundan saptırır.” (En’am, 153)
“Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerin yolu da budur. Bizim yolumuzda hiçbir değişiklik bulamazsın”(İsra, 77)
“O halde seninle beraber tövbe edenlerle birlikte emrolunduğu gibi dosdoğru ol!” (Hud, 112)
Rabbani olan peygamberi hareket metodu/yöntemi, somut ve pratik hakikatleri içerisinde barındıran ve bunu aktif eyleme dönüştüren bir yoldur. Bu aktif eylemselliğin hedefinde ise fert ve toplum vardır. Fertlerde başlayan değişim, toplumun değişimine, toplumun değişimi ise yeryüzünün dönüşümüne vesile olacaktır.
İşte tam bu noktada rabbani olan peygamberi hareket yönteminin bu değişim ve dönüşüme yönelik net mesajları ve eylem çağrısı şudur;
Peygamberi hareket yöntemi; tüm insanları, açık ve net şekilde Allah’ın birliğine, sadece ve sadece O’na kulluğa/itaate çağıran bir yoldur. (Yunus, 104), (A’raf, 59), (Enbiya, 25),(Maide, 92), (Enfal, 20), (En’am, 102), (Tevbe, 71), (Rad, 18), (Al’i-İmran, 64)
Peygamberi hareket yöntemi; insanları şirkten sakındırmaktır. (Nisa, 36.48.116), (A’raf, 33), (En’am, 14)
Peygamberi hareket yöntemi; insanları, cahili düzenlere, beşeri ideolojilere, kurumlara, teşkilatlara, partilere, şahıslara değil, sadece ve sadece Allah’a, O’nun yoluna, gönderdiği kitaba ve bildirdiği şeriata uymaya çağıran yoldur. (Maide, 49), (Fussilet, 33),  (Yusuf, 108), (Casiye, 18)
Peygamberi hareket yöntemi; tüm insanları eğmeden, bükmeden, gizlemeden açık ve net şekilde kâfirlere, tağutlara, müşriklere itaatten ve onların yoluna uymaktan sakındırmaktır. (Zümer, 17), (Al’i-İmran, 149), (Furkan, 52), (Ahzap, 1)
Peygamberi hareket yöntemi; Allah’ın dini ile hükmetmeyen egemen güçlerin elindeki dünyalıklara, makamlara, mevkilere değil, Allah’ın rızasına ve cennete talip olmaktır. (Al’i-İmran, 196,197), (Şuara, 109,110), (Tevbe, 8,55), (Taha, 131)
Peygamberi hareket yöntemi; Allah’ın hükmünden yüz çevirmiş, şirke, küfre ve azgınlığa dalmış bir toplumdan tamamen uzak olduğunu açıkça bildirmek ve safları ayırmaktır. (Mümtehine, 4)
Peygamberi hareket yöntemi; Allah’a, O’nun peygamberine, gönderdiği şeriata karşı düşmanlık eden, alaya alan ve Müslümanlara zulmeden kimseleri sevmemek, onları dost edinmemek ve onlara yanaşmamaktır. (Mücadele, 22), (Tevbe, 23), (Hud, 113)
Peygamberi hareket yöntemi; Allah’a, peygamberine ve İslam’a karşı düşmanlık göstermeyen, Müslümanlara elleriyle veya dilleriyle eziyet etmeyenlere karşı adaletli davranmak ve iyilikte bulunmaktır. (Mümtehine, 8)
Peygamberi hareket yöntemi; İzzeti, şerefi ve üstünlüğü; kâfirlerin, münafıkların, zalim ve günahkârların safında değil, Allah’ın, peygamberin ve müminlerin yanında aramaktır.  (Nisa, 139), (Münafikun, 8)
Peygamberi hareket yöntemi; Allah’ın dinini küçümseyip alay eden, müminleri Allah’ın şeriatından saptırmak isteyen, toplumu Allah’ın kanunlarıyla değil kendi koydukları kanunlarla yöneten, Allah’ın dinine göre yaşamak ve yönetilmek isteyen müminleri hapishanelere dolduran kâfir, zalim ve münafık idarecileri dost, yönetici, vekil edinmemek ve onlarla ebediyen uzlaşmamaktır. (Mümtehine, 9), (Maide, 55,57), (Al’i-İmran, 28), (Kalem, 8,9,10) (İsra, 73,74,75)
Peygamberi hareket yöntemi; lanetlenmiş Yahudileri, sapıtmış Hristiyanları ve Allah’a ortak koşan müşrikleri dost, sırdaş, kardeş edinmemektir. (Maide, 51,57,81)
Peygamberi hareket yöntemi; kâfirlerin, zalimlerin, günahkârların; mal, makam, şöhret ve şehvet tekliflerini reddetmek, bu uğurda onların isteklerini yerine getirmektense zindana girmeyi daha güzel görmektir. (Yusuf, 33)
Peygamberi hareket yöntemi; Müslümanların kusurlarını araştırmamak, zanlarla hareket etmemek ve onları arkalarından çekiştirmemektir. (Hucurat, 12)
Peygamberi hareket yöntemi; Allah’a ihlasla yönelmek, O’nun rızasına ulaştıracak amellerle meşgul olmaktır. (A’raf, 29), (Kehf, 28), (İbrahim, 23), (Hicr, 19)
Peygamberi hareket yöntemi; dünya hayatından, onun gösteriş ve zevklerinden uzaklaşmak ve ahireti arzulamaktır. (Ankebut, 64), (Hud, 15,16), (Duha, 4)
Peygamberi hareket yöntemi; hayatı, sadece ve sadece Allah için yaşamak ve Allah için ölmektir. (En’am, 162)
Peygamberi hareket yöntemi; insanları iyiliğe çağırmak, Allah’ın emrettiklerini emretmek, yasakladıklarını da yasaklamaktır. (Al’i-İmran, 114), (Lokman, 17)
Peygamberi hareket yöntemi; Allah’ın, Rasulü’nün, İslam’ın ve Müslümanların, görünür, görünmez düşmanlarına karşı güç ve kuvvet hazırlamaktır. (Enfal, 60)
Peygamberi hareket yöntemi; batıl düzenlerin, rejim ve ideolojilerin egemenliğine, sömürülerine, zulümlerine son vermek için dille, malla, canla cihad etmektir. (Tevbe, 29,38,39,41,73), (Furkan, 52), (Hucurat, 15)
Allah’ın selamı peygamberlerin yoluna tabi olanların üzerine olsun…