“Allah’ın emri yerine gelince şeytan şöyle der: ‘Şüphesiz Allah size gerçek bir vaadde bulunmuştu. Bende size vaadde bulunmuştum. Fakat sözümden döndüm. Benim sizin üzerinizde hâkimiyetim de yoktur. Fakat sizi sapıklığa çağırdım. Sizde bana uydunuz. O halde beni kınamayın, kendinizi kınayın. Artık ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni. Daha önce beni, Allah’a ortak koşmanızı reddediyordum. Elbette zalimlere can yakıcı bir azap vardır.‘ ” (İbrahim; 22)
“Şeytan şüphesiz içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan, namazdan alıkoymak ister.” (Maide; 91)
“Şüphesiz şeytan sizin bir düşmanınızdır. O halde siz de onu düşman tutun. O, kendi taraftarlarını, ancak alevli ateşin halkından olsunlar diye davet eder.” (Fatır; 6)
“Ey iman edenler! Hepiniz barış ve selamete girin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o sizin aranızı açan belli bir düşmandır.” (Bakara; 208)

Şeytanın Görevleri

– Karı ve kocanın arasına girmek…
– Ebeveyn ve çocuklar arasında düşmanlığa sebep olmak…
– Aile ve akrabalar arasındaki bağların kopmasına neden olmak…
– Komşuluk haklarını ihlal etmek…
– Müslümanların bölük pörçük hale gelmesini sağlamak…
– Helali haram, haramı da helal göstermek…
– Müslümanları dünya gafletine düşürmek…
– Kâfirlere şerli planları uygulatması…

İnsan ve Cin Şeytanların
Müslümanlara Vesveseleri;

– Sen daha gençsin…
– Allah affedicidir…
– Kafayı yemişsin…
– Kalbin temiz…
– Bu saatten sonra zor affedilirsin…
– Nasıl olsa cehenneme girdikten sonra cennete girersin…
– Bir defadan bir şey olmaz…
– Atalarında böyleydi…
– Emekli olduktan sonra ibadet edersin…

Şeytanın dostları kimlerdir?

“Kim, Rahmân’ın Zikrini görmezlikten gelirse, Biz ona bir şeytanı musallat ederiz. Artık bu, onun ayrılmaz bir arkadaşıdır. Muhakkak bunlar, onları (doğru) yoldan alıkoyarlar ve onlar da kendilerinin hidâyette olduklarını sanırlar.” (Zuhruf; 36-37)
“Şeytan onlara amellerini süslü göstermiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Onun için onlar, doğru yola gelemiyorlar.” (Neml; 24)

Peygamber (aleyhisselâm) soruyor, şeytan cevap veriyor.

– Senin dostların kimlerdir?
– Adaletle hükmetmeyen zalim,
– Kibirli zengin,
– Aldatan satıcı,
– İçki içen,
– Müslümanların arasını açan fitneci,
– Gösterişe düşkün riyakâr,
– Hak yiyen,
– Namazı kılmayan, ağırdan alan,
– Zekâtı vermeyen zengin,
– Öleceğini düşünmeyen, habire mal toplayan kimse’’ der.

Atalarımız da şöyle demiştir:
‘‘Şeytanın dostluğu darağacına kadardır’’ demiştir. İnsanı aldatır, suyunu ısıtıvermez.
Şeytan, inancı ve ameli zayıf kimselere yaklaşır. İsraf edenlerle yer içer. Besmelesizlerin yanında güçlenir.”
Şeytan, dost gibi görünür, en büyük kötülüğü yapar. Son anda bile imansız göndermeye çalışır. ‘‘İmanla, Kur’an’la’’ diye dua boşuna değildir.

Şeytandan Korunma Yolları:

– Müslümanca yaşamak.
– Yalnız yaşamamak.
– Abdestli olmak, cünüp gezmemek.
– Besmelesiz iş yapmamak
Atalarımız:
– “Besmelesiz işe şeytan karışır’’ demiştir.
Bilhassa çocuklarını yatırırken, kaldırırken, emzirirken anaların besmeleyi ihmal etmemeleri çok önemlidir.
– İbadetli bir hayat yaşamak; Kur’an okumak.
– Allah’a sığınmak. Kur’an’da: ‘‘Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa hemen Allah’a sığın’’ buyrulur. (Fussılet; 36)
‘‘Eğer şeytanın fitlemesi seni dürterse hemen Allah’a sığın’’ (A’raf: 200) buyrulur.
Nâs, Felâk, Ayetel Kursi, Fatiha gibi sûreleri okuyarak korunmak çok önemlidir.
Bilhassa istiâze (sığınma) duasını okumak çok etkili olur. ‘‘Eûzubillahimineşşeytanirracim Lâ havle velâ kuvvete illâ billahil aliyyil azim’’ diyen Allah’a sığınmış olur. Allah’a sığınana ve Allah’ın koruduğuna kimse zarar veremez.
-Bir önemli husus da şeytana kapı aralayıp işini kolaylaştırmamaktır. Kötü düşünüp kötü işler yapanların şeytan ortağı olur.

Son olarak; bir hususa işaret etmek istiyorum. Ne yazık ki, Müslümanlar kendilerini yaratan, yaşatan Allah’a taparken, kulluk yaparken; hidayet nasip olmayanlar, Allah’a kul olamayınca şeytana tapmakta, şeytana kul olmaktadır.
Şeytana kulluk da ahlak, namus ve bütün kutsal değerler reddedilir. Şeytanı memnun edebilmek için kedi, keçi ve insan kurban edilir.
Şeytanın kullarına emri şudur: ‘‘Vur, kır, öldür. Satanist, intiharı görev bilir. Uyuşturucu, alkol alarak ayinler yaparlar.

Dine, dini değerlere saldırmak görevleridir. Böylece bu yolla da dinsizlik yayılmak istenir. Şeytanın dostları:
– Oturma arkadaşın kim?
– Faiz yiyen.
– Dostun kim?
– Zina eden.
– Yatak arkadaşın kim?
– Sarhoş
– Misafirin kim?
– Hırsız.
– Elçin kim?
– Sihirbazlar.
– Gözün nuru nedir?
– Karı boşamak.
– Sevgilin kim?
– Cuma namazını bırakanlar.
– Senin cismini ne eritir?
– Tevbe edenlerin tevbesi.
– Ciğerini ne parçalar?
– Allah’a yapılan bol bol istiğfar.
– Yüzünü ne buruşturur?
– Gizli sadaka.
– Gözlerini kör eden nedir?
– Gece namazı.
– İnsanların en şakisi kimdir?
– Cimriler
– Seni işinden ne alıkoyar?
– Ulema meclisleri
– Yemeğini nasıl yersin?
– Sol elimle, parmaklarımın ucu ile.
– Başını eğdiren nedir?
– Çokça kılınan cemaatle namaz.

Şeytanın Kötülüğünü Anlatan Güzel bir Hikâye:
“Şeytanın İşi”

Günlerden bir gün şeytanın yolu bir köye düşmüş. Keyfi yerinde olan şeytan sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olup ineğini sağan genç bir kadını uzaktan izlemiş. Şeytan kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş.
Buzağı, az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnıyla izlemeye daha fazla dayanamamış, debelenmiş ve boynundaki ip çözülmüş. Koşarak annesini emmeye giden buzağı süt kovasını devirmiş. Sağdığı süt ziyan olunca sinirlenen genç kadın eline geçirdiği odunu buzağıya vurunca yavru yere yığılmış.
Yavrusuna saldırılan inek kayıtsız kalamayıp bir tekmede kadını yere serip öldürmüş. Uzaktan geçmekte olan kadının kayın pederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp ineği tüfekle vurmuş. Silah sesini duyan koca, karısını yerde cansız, babasını da elinde tüfekle görünce silahını çekip babasını öldürmüş. Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam bu kadar acıya dayanamayıp intihar etmiş.
Bütün bu olayları bir kenardan izleyen şeytan;
“BU FELAKETİ DE BANA YÜKLERLER, BUZAĞININ İPİNİ GEVŞETMEKTEN BAŞKA BEN NE YAPTIM ŞİMDİ” demiş.